Sizden Gelenler

Ben muazzam Reiki yolculuğuna fiziksel bir rahatsızlığı, hastalığı vs. iyileştirmek sebebiyle başlamamıştım. Benim kendimi bildim bileli varoluş sorunlarım, içsel bir yüküm, bitmek bilmez “tuhaf” bir arayış ve sorularım vardı. Bardağı taşıran son damlada dualite içindeki didişmelerim, kendi kendiyle konuşan zihnim, incelmiş egom, iyice devleşmiş gölgelerim, öfke, inançsızlık, atalet, kırgınlık, değersizlik, güvensizlik, korku vs. gibi tüm negatiflerle ikiye parçalandım ve bir süreliğine –iyi ki- karanlık bir kıyamete gömülerek, tamamen kayboldum ve kaybettim. 2012 yılında özene bezene yarattığım karanlık kıyametimin tam ortasından bir deli cesaretiyle kafamı doğrultup “mucizevi” biçimde Reikiyle tanıştığımda/tanıştırıldığımda aradığımın o olduğunu bir şekilde biliyordum. Bilinçaltı terapiler, Reiki 1, can öğretmenim İsmail Hocam ve sevgili Perihan’ın da rehberliğinde her şey yerli yerine oturmaya başladı, yarattığımız muhteşem sistem ve parazitlerden dolayı görmem mümkün olmayanları görmeye, değişim için güç bulmaya, varolduğunu hissedebileceğim en aydınlık, en huzurlu, en sevgi, inanç ve heyecan dolu varoluşa, fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal tüm alanları kapsayan debdebeli bir yolculuğa çıkmaya başladım. İlerleyen seviyelerde hayatımın tüm veçheleri hayalini bile kuramadığım biçimde değişmeye, her gün hayranlıkla yeniden öğrenmeye, ilerlemeye ve öğretmeye başladım. Reiki; benim için bir yeniden doğum, bir milat, aşkın varlığın potansiyelini gerçekleştirmesi için kendine ve varoluşa verebileceği en güzel hediyelerden biri, hepimizin içinde tezahür ve tekamül eden BİR ve BÜTÜN olanın ışığıdır. Beni bu eşsiz yola ve kendime taşıyan her parçamı ve herkesi şükranla kucaklıyorum.
 
Ahu Birlik Alp / Bodrum
 

Ben reiki ile yıllar önce ablam vasıtasıyla tanışmıştım..kendisi o zamanlar zor günler geçiriyordu ve panik atak hastasıydı..çevresinin tavsiyesiyle gitmişti reiki kursuna mam o zamanlar sadece vücuttan ağrıları çıkarmak gibi lanse edilmişti...yıllar sonra ben depresyonda ve arayış içindeydim..internette olumlama sayfalarına rastladım ve daha çok araştırmaya yöneldim ve tesadüfen yine internette ismail bülbül hocamla yapılan bir röportajı okudum ve ilgimi çekti..reiki dvd sini aradım ama bulamadım mersinde..sonra tesadüfen geçen yıl biliçaltı terapisi düzenlediğini gördüm ve içimden ahh ben de katılabilsem keşke diye geçirdim..meğerse abimin de hocasıymış..abimle bu konular üzerinde daha çnce konuşmuştuk ve abim benden habersiz bu organizasyonda ban yer ayıtmış..çok mutlu oldum tabii ve geçen yıl mart ayında maçkadaki terapiye kaltıldım ve akabinde reiki1 uyumlaması aldım :)))))

 

Tülin Yerdelen / Mersin

 

Benim Reiki ile tanışmam bilgi olarak yılını hatırlamıyorum ama çok oldu. Mikao Usui'nin reiki yöntemini anlatan Şifaya Giden İki Yol diye bir kitabı Arkadaşım Ayşe Özkaya ile birlikte aldık ve okuduk. Ayşe kendisi deneyimler yapıyordu ve başarılı da oluyordu. Bense uzun zaman sadece bilgi olarak biliyordum ve Güvenilir bir Üstat bulmak için araştırma yapıyordum. 2008 yılında Tanrı'nın Doğum Günü adlı kitabı okuyup Reiki ile ilgili bölümü Kur'an Ayetleriyle açıklaması arayışıma hız verdi. Internet yardımıyla birini buldum ve insiye oldum. Fakat içime sinmeyen birşeyler vardı. Daha sonra İsmail hoca'nın Öğrencisi arkadaşım Beser Koç Konak'tan yeniden insiye aldım ve çalışmalarıma devam etmekteyim. Sevgiyle.

Azize Çifci / İstanbul

 

Yıllardır ruh ve insanın hakkında bilgi edinmeye çalışmaktaydım. Bu çalışmalarda Beki Erikli’nin Meleklerle Yaşamak seminerine katıldıktan sonra daha fazla bilgiye ihtiyacım olduğunu düşündüm. Bu karar sonrası yaptığım araştırmalarda ve kardeşimin yönlendirmesi ile Reiki ile tanıştım ve yine kardeşimin yönlendirmesi ile İsmail Hoca’mız ile tanışarak ilk çalışmalara ve ilk inisiyasyona katıldım. Bu ilk inisiyasyon sonrası, farkındalıklarımı kontrol etmeye başladım. O günden bu güne olan değişiklikler çok fazla ve anlaşılmayacak kadar yavaş ve kesinlikle olumlu yönde değişmiş. Şimdi dışarı çıktığımda tanıdığım tanımadığım kişilerle konuşmaya başladığımıda daima güler yüzle karşılaşıyorum. Onlarla konuşmaya başladığımda daima iyi düşüncelerle dolu olarak diyaloglar kuruyorum. Hiçbir zaman olumsuz yaklaşımda bulunmuyorum ve aklımdan uzak tutuyorum. Egolarımı daima uzak tutuyorum ve her zaman güler yüzlü olmaya gayret ediyorum. Günlük Reiki enerji çalışmalarımı kesinlikle aksatmamaya dikkat ediyorum. Çünkü bunun benim enerji sıçramalarıma yardımcı olacağından, egolarımı uzak tutacağından emin olarak çalışıyorum. Bunlar dışında daima yeni bilgiler edinmek için çevreme dikkatle bakıyor ve eleyerek, seçerek kitap ve yazı arıyorum. Edindiğim bilgilerin sadece bana ait olmadığı fikrine inandığım için mümkün olduğu kadar edindiğim bu bilgileri paylaşmaya gayret ediyorum. Kendi enerjimi çevremdekilerle de paylaşmak konusunda da hiçbir zaman cimri ve ketum davranmıyorum ve olumlu sonuçları gördükçe mutlu olyorum. Hepinize en içten sevgilerimle. Işığınızın bol olması dileklerimle.

Gün geçtikçe Reiki'nin ne olup ne olmadığı konusunda daha fazla bilgi sahibi olmaya başlıyorum. Artık, enerjimi daha rahat transfer edeceğim konusunda bilgim oluyor. Ancak, hangi durumda nasıl ve ne şekilde verebileceğimi bilemiyorum. Bunun için de acele etmiyorum. Nasılsa enerjimi verebiliyorum. O zaman doğru yere gideceğini de biliyorum demektir. Enerjim var ve bunu verebiliyorsam uzaktan da verebildiğimi de biliyorsam bu konuda sıkıntım yok ve yalnızca daha çok çalışmam ve konsantre olmayı öğrenmem gerekmektedir. Bana yol gösteren bir çok yardımcım olduğunu düşünmekteyim. Dünyadaki en büyük yardımcım ve yol göstericim İsmail Hocamdır. Kendisine teşekkürlerimi sunarım. Yaptığım her çalışmada, daima niyet ederek başlamam bana ayrıca güçle geri dönmektedir.

Onur Egeli / İstanbul

 

.......artık organlarımı kaybetmeye başlamıştım., hem de hormonal bölge organlarımı..............“ n’oluyor bana” derken bir de işsizlik; benim gibi güçlü birisi için bu yaşananlar ne ki , üzerine bir de otuz senelik hayat arkadaşımın aldatmacaları, vs. Tükenmiştim ve tek kaçış yolu intahardı. İşte cehennem bu olsa gerek diye intahar planları yaparken REİKİ ile tanıştım. Ahaahahaaa yaradanın şakası gibiydi herşey. Toparlanmaya başladığımı düşünürken eksik REİKİ uyumlama sonucu tüm dengelerim bozuldu. “İntaharı bile beceremedim. Onursuzum” diye ortalıklarda dolaşırken; ......Perihan Hanımla tanışmaca ardından tabiki de İsmail Hocamla çalışmalar sonucunda tekrar dengeye kavuştum. Ben’i, BEN’ le buluşturunca yaşamın ne kadar değerli olduğunu anladım. Bir takım organlarımı kaybetmiştim ama hayatta kalmayı, sevgi ile barışmayı ve kendimi sevmeyi başardım. Yaşadığım herşeyden ders çıkarttım ve kabullendim. Çok güzel ve sevdiğim bir işim var. Kariyer bile yaptım . Aynı zamanda Reiki Master Teacher olarak yoluma devam ederken ardımdan gelenlere destek olmaya çalışıyorum.Reiki ile tanışmayı nasip eden YÜCE YARADANA, İSMAİL BÜLBÜL Hocama ve sevgili PERİHAN AYDIN Hocama kocaman teşekkürler Sevgide kal, yaşamda kal, AN’ da kal......

 

B. B./ Ankara

 

REİKİYLE TANIŞMAM 13 Nisan 2012 2011 şubat ta 6 adet polip alındı,mart sonu safra kesesi ameliyatı oldum.Nisan 2012 de Anjiyo için gittiğim hastahanede 2 kez kalp krizi geçirip 2 kez kalbim durmuş doktorlar acil ameliyata almışlar 2 damarım değişmiş 3 kapakçık ve kalp yetmezliği problemlerine kalbim çok yorulduğu için bakamamışlar.Yavaş yavaş toparlanmaya başladım ama bir türlü hayata bağlanamıyordum.Hayatla bağım bir kez kopmuştu artık yaşam benim için anlamını yitirmişti.Yaşamak istemiyordum.Agrasif ,mutsuz bir insan olmuştum.İntiharı düşünüyordum.Eylül ayında yeğenimin ısrarı ile katıldığım facebook ta torunumun resimlerine bakmak için bilgisayarın başına geçtim duvarımda bir seminer daveti gördüm reiki ile dünyanız değişsin diyordu.Neydi bu reiki 3 ay süren bir araştırma dönemi başladı,bu arada birde gizli şeker çıkmıştı bende ve troid.Aralık ayında Reiki Okulu nun sitesinde hocamızın resmini gördüm ışık saçıyor sanki diye düşündüm ve sitedeki bütün yazılanları okudum.Kararımı vermiştim.telefon açtım randevu aldım ve gittim.Perihan Hanım karşıladı beni ve az sonra İsmail Bülbül Hocam ile karşılıklı oturuyorduk.İki gözüm iki çeşme neden orada olduğumu anlattım ve hastalıklarımı sıraladım.Hocam öncelikle benim ne kadar değerli olduğumu uzun uzun anlattı ve bilinçaltı temizliği ile başlayalım dedi o gün ilk bilinçaltı temizliği ile başladık Ocak ayında Reiki 1 e uyumlandım oradan çıktığımda hayal kırıklığı içindeydim bir değişiklik hissetmiyordum eve gittim oğlum evdeydi anne yüzün aydınlanmış dedi şu anda 3 A yım.REİKİ bende çok yavaş ilerledi hayata bağlandım kendime şifacı oldum ve çok şükür şifa isteyenlere kanal oldum ve oluyorum.Reiki ve İsmail Hocamın telkinleri ile hayata yeniden bağlandım yavaş yavaş değiştim.Çok şükür kendimle barıştım ve kendime değer vermeyi sevmeyi öğrendim..troid in bir türü Graves hastalığım tamamen şifalandı ve nodüllerim de artık yok şeker ise 90 95 civarı şükürler olsun.

Nilgün Arnavutoğlu/ İstanbul

 

Bilinçaltı kodlama terapisinden sonra geçmişteki yüklerden kurtuldum, beni inciten kişileri affettim. O kişileri affedince ben onlara değiştiğim için onların da bana davranışları değişti.Herşeyin olması gerektiği için olduğunu, yaşadıklarımın beni bu olgunluğa eriştirdiğini fark ettim.

NİLgün demirel Reiki ile ilk tanışmam bundan 3-4 sene öncesinde birarkadaşımın bana birkaç kez reiki vermesiyle oldu. İlk başlarda çok bir şey anlamamıştım ve Reikinin ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında arkadaşım bana uzaktan şifa çalışması yaptı ve ben bunu yoğun bir şekilde hissettim. Kendisini hemen arayıp bana şu saatte reiki gönderdin mi dediğim de kendisinden evet cevabı aldım. Bu bana oldukça ilginç geldi ve Reiki nedir diye bir merak uyandırdı. Bu konuda öncelikle bana reiki veren arkadaşıma sorular sorup bilgi aldım, internetten araştırdım biraz bilgi sahibi oldum. Ancak o dönem de çok yoğun ve stresli bir iş hayatının içinde olduğumdan bir süre sonra Reiki aklımdan çıktı. Yaklaşık bir yıl sonra hayatımın çok sıkıntılı bir döneminde kendimi çok kötü hissettiğim bir anda kendime çıkış yolu ararken aklıma Reiki geldi ve kendimi İsmail Hocamınkarşısında Reiki 1. Aşamasına insiye olurken buldum. Demek ki benim için doğru zaman gelmişti ve bu yolculuğa başlamış oldum.. Şükürler olsun ki iyi ki Reikiye insiye olmuşum. İki sene önce başladığım bu değişim süreci, benim fiziksel ve duygusal açıdan gelişmeme çok yardımcı oldu. Öncelikle en büyük faydası dünyaya pozitif bakmamı sağladı. Çok kolay sinirlenen birisiyken artık hemen hemen hiç sinirlenmiyorum olaylara hep iyi tarafından bakıyorum. Hatta bazı arkadaşlarım bana sana ne oldu kanatsız bir melek gibisin diyorlar J Ayrıca her yıl yoğun olarak grip, nezle olurdum reikiyebaşladığımdan beri hiç hastalanmadım. Bu da bağışıklık sistemimin de güçlendiğinin belirttisi. En büyük değişiklik ise şükür etmeyi, egoyu yok etmemiz gerektiğini öğrendim ve hiçlik duygusunu tanıdım. Bu konuda emeği geçen Sevgili Hocam İsmail Bülbül’e, Perihan Aydın’a ve yolu sevgiden geçen tüm Reiki Okulu ailesine çok teşekkür ediyorum. Herkesin ışığı artarak daim olsun. Sevgiyle.

Vildan Engin/ İstanbul

 

Bilinçaltı Terapisi (Zihinsel Arınma) çalışması hakkında düşüncelerim;

Ben Ankara’ dan İstanbul’a gidip 2 gün katıldım. Eşim ile birlikte İstanbul da bir otelde kaldık. Benim için muhteşem bir deneyimdi. Yıllardır içimde tuttuğum ama farkında olmadığım negatif enerji alanları bir bir ortaya çıktı. Ben kolay kolay ağlayan bir yapıda değildim. Ya da ağlamamayı tercih ediyordum ya da her neyse. 52 yaşımdayım. Sağlıklı, huzurlu, başarılı, maddi – manevi paylaşımlı bir yaşamım oldu, kariyer sahibi de oldum, para da hayatım da hep varoldu, insanlarda hayatımda bol bol varoldu. Ancak hep çok çalıştım. Bilinçli olarak gezmek, eğlenmek, dinlenmek, tatile gitmek, araba almak, ev almak gibi planlarım olmadı. Bunların hepsi akışın içinde bir şekilde oldu. Hayatımın son 14 yılında eşimin ailesindeki hastalıklarla yakından ilgilendim. (Down Sendromlu (ve kanser) kaynım, Koah, Alzheimer ve diğer rahatsızlıkları olan Kayınpederim, ve 91 yaşındaki Kayınvalidem. Kayınvalidem kendi işini kendi hallediyordu, belirgin bir rahatsızlığı yoktu.)

 

İsmail Bülbül Hocam’ın Bilinçaltı Terapisine katıldığımda gördümki içimde ne kadar çok çözülmesi gereken negatif enerji alanları varmış. Bu terapinin en güzel yanı hiç bir şekilde hiç kimseyle özelinizi paylaşmadan gerçekleşiyor olması. Zaten yıllar içerisinde kendi üretmiş olduğum negatif enerji alanlarını yine kendime çözdürüyor. Bilinçaltımdaki buz dağı erimeye başlıyor ve gerçek gücüm ortaya çıkıyor. Yolumu tıkayan önümdeki dağı bana erittiriyor. Hem de aynı anda başka arkadaşlarla birlikte olması da güzel. Ağlamak ne kadar güzel bir şeymiş. Ne kadar çok ağlamaya ihtiyacım varmış, bol bol ağladım, şükürler olsun. 1. Gün akşam otele döndüğümüzde uzun zamandan sonra ilk defa öyle güzel, öyle huzurlu, öyle tatlı uyku uyumuştum ki. Çok şükür. 2. Gün seansında da çok güzel arındım. Öyle hafifledim, öyle hafifledim ki bu duyguyu yaşayan bilir.

Nilgün Demirel/İstanbul

 

Bir anımı paylaşmak istiyorum:

Ben Kayseri’ liyim, Kayseri de doğdum, 10 yaşıma kadar Kayseri de yaşadım. Kışın şehir evimizde yazın bağ evimizde yaşardık. Hatırladığım kadarıyla 4-5 yaşımda iken bir yaz günü Hacı Babam ile şehirden bağ evimize gitmek üzere otobüse binecektik. Otobüsün içi dolu ve dışarıda da sıra olmadan kalabalık halde insanlar vardı. Hacı Babamın ellerinde çantalar vardı. Ben de hemen yanındaydım. Hacıbabam otobüse bindi çantanın birini bıraktı, tam beni alacaktı, otobüs hareket etti, ben aşağıda kaldım. Çok korktum ve ağlamaya başladım, Hacı Baba diye bağırıp sesimi duyurmaya çalışıyordum. Beni orada bırakması imkansız ama çocukluk böyle bir şeymiş demek ki. Otobüs durdu, beni otobüse aldılar. Hacı Babam şoföre kızdı, niye acele ediyorsun diye. Beni sakinleştirdiler. Bu anı da yüklendiğim negatif enerji, korku ve her neyse yıllarca benimle birlikteymiş. Zaman zaman kardeşlerimle veya akrabalarımla Kayseri deki anılardan konuşulsa bu anım aklıma gelir boğazıma bir şeyler düğümlenir hıçkırarak ağlamak gelirdi ben de hemen konuyu değiştirip nedense hep böyle oluyorum derdim. Bilinçaltı Terapisinde çocukluk dönemimize çalışırken bu anım yine ortaya çıktı, iyi ki çıktı, hıçkıra hıçkıra ağladım, hiç kendimi frenlemedim, oh be şükürler olsun yıllardır farkında olmadan taşıdığım bu negatif enerji yükünden de kurtuldum. Ben hıçkıra hıçkıra ağlarken ne İsmail Hocam ne Perihan Hanım ne de diğer katılan arkadaşlar neye bu kadar ağladığımı bilmediler. Tabii ki ben de diğer arkadaşların ne için ağladıklarını bilmedim. Bu yaşadığım anım başkalarına sıradan gelebilir. Ancak beni çok etkilemiş. Bazen küçük şeyler de yolumuzu önemli ölçüde tıkayabiliyor. Şimdi bu konu artık beni rahatsız etmiyor, aklıma da gelmiyor, gelse de böyle bir şey evet vardı sadece vardı, ben de negatif etkisi yok artık. Şimdi rahatlıkla paylaşabiliyorum. Benim anım örnek olsun. Herkesin tıkanıklıkları açılsın.

 

İsmail Hocam’ın Bilinçaltı Terapisine iyi ki katılmışım. Çok daha sağlıklıyım, huzurluyum, bolluk bereket içindeyim, ilişkilerim iyiydi daha da iyi oldu. IşIl ışılım. İnsanın ne kadar değerli bir varlık olduğunu, negatif enerji kodlamalarının bize nasıl engeller koyduğunu gerçek anlamda farkettim. Hep denir ya iyi diyelim iyi olalım, olumlu düşünelim olumlu yaşayalım. İyi de bilinçaltımızdaki olumsuzlulardan iyice arınmadan olumluları koymakla uğraşmak çok da işe yaramıyormuş. Önce bilinçaltımızı temizleyip sonrasında da artık bilinçli olarak olumluya yönelmek gerekiyormuş diye düşünüyorum.

 

Ankara’ya dönerken artık farklıydım, içimde bir coşku vardı. Havaalanında arabamızı koyduğumuz yeri o kadar kolay bulduk ki. Eşim arabayı nasıl bulacağız, nereye koyduğumu keşke bir kağıda not etseydim diyordu. Çok rahat bir şekilde hemen arabamızın yanına gitmemize eşim çok şaşırdı. Ben şaşırmadım. Benim arınmamın etkilerinden biriydi bu.

 

İsmail Hocam’ın Bilinçaltı Terapisi’ni her yaştan, her kesimden, herkese büyük bir içtenlikle tavsiye ederim.

 

İsmail Hocama ve Perihan Hanıma,

Muhteşem Bilinçaltı Terapisi için tekrar çok çok teşekkür ediyorum.

Fatma Özdemir/ Ankara